ÜÇGEN, DÖRTGEN VE RÖNTGEN KARDEŞ Mİ?
- Yasemin Kaçar
- 25 Nis 2024
- 3 dakikada okunur
Yazar: Yasemin Kaçar
Editör: Betül Nur Köse
Şef Editör: Behice Kavak

Ayaklarım geri viteste ve titreme modundaydı. Sağ kolumu hiç bu kadar hissetmemiştim. Sol elim annemin eline yapışmış bir şekilde, hastaların bulunduğu büyük bir evin kapısından içeriye girdik. Bu arada Korku arkadaş da kan hücrelerimde dolanıyor, tüm bedenimi seyahat ediyordu. Birden kendimi “Röntgen” yazan bir odanın kapısında buldum. Kimdi bu röntgen?
Doktorun adı mı? Hastaneye gitmedim zannetmeyin. Ama hastane odalarının kapısında Göz Doktoru, Çocuk Doktoru gibi yazılar olur genelde. Doktorların evi değil mi hastaneler?
Bu yazıyı görünce, düşünce balonlarına tutunarak uçmaya başladım. Ne demek röntgen? Üçgen, dörtgen gibi bir şey mi? Yoksa üçgen, dörtgen ve röntgen kardeş mi? İçeride ne var acaba? Anneme hastanede işlemler yaptığı için soramıyordum. Acaba kime sorabilirdim?
Dinami (yani en sevdiğim mavi bisikletim) beni bu hâle getirdi diye Dinami’ye bile kızmaya başlamıştım. O kadar çok sevmiştim ki oysa onu, isim bile takmıştım ona. Hem de adını enerji demek olan Dinami koymuştum. Ama hatalı bendim bunu biliyordum. Ön tekerleği kaldırarak en uzun süre giden kişi olup rekorlar kitabına girecektim güya ama hastanede röntgen kapısından girdim. Kapıda güler yüzlü bir abla ile karşılaşınca rahatladım.
- Hoş geldin Küçük Bey. Geçmiş olsun.
- Teşekkür ederim.
- Hadi bakalım kemiklerinin fotoğrafını çekelim. Kemiklerin de senin gibi yakışıklı mı?
O kadar acıya rağmen güldürmüştü beni bu siyah saçlı hemşire abla.
Annemi tabii ki dışarıda bırakmıştım. Büyümüştüm ben artık ve tek başıma böyle ilginç aletlerin olduğu odaya korkmadan girebilirdim. Gerçi içeriye girince güneş gibi gülen abla olmasa, belki de geri dönüp annemi çağıracaktım ama bunu kimse bilmiyordu sonuçta. Hiç bozuntuya vermeye gerek yoktu, neticede başarmıştım.
Ben cihazı inceleyemeden çekim bitmişti bile, hem de hiç acı duymadan.
- Çok teşekkür ederim hemşire abla. Bu cihazı sen mi icat ettin? Nasıl yaptın bunu?
Sorumun ardından kahkahalar atarak gülmeye başladı.
- Ben icat etmedim. Kim icat etmiş onu da bilmiyorum. Sanırım yıllar önce icat edilmiş. Sen çok akıllı bir çocuğa benziyorsun, Selim. Sana bir görev vermek istiyorum. Bu konuyu araştır ve bana bir mektupta yaz. Ama kolunu yormadan yavaş yavaş yaz, anlaştık mı?
Anlaştık, dedim. Röntgen merakı acımı unutturmuştu. Hemen eve gidip internete bakacaktım. Dedemin kütüphanesindeki tuğla gibi kitaplarda da bulabilirdim.
Annem kapıda bekliyordu.
- Hadi anne, hemen eve gidelim. Daha röntgen cihazı hakkında araştırma yapacağım.
- Korktun mu cihazdan yoksa?
- Hayır. Ben de bir gün böyle aletler icat edeceğim. Nasıl yapmışlar öğrenmem lazım.
- Ama önce doktor kemiklerinin fotoğrafını inceleyecek, biraz daha işlerimiz var.
Sabırsızlıkla bekledim eve gitmeyi. Gider gitmez hemen internete baktım. Sağ olsun dedem de kitaplarıyla bana yardımcı oldu. Ve mektubumu yazdım.
“Güler Yüzü ile Korkumu Gideren Ablacığım,
Röntgenin nasıl icat edildiğini araştırdım ve nihayet sana yazıyorum. Benim gibi meraklı misafirlerin olursa bu mektubu onlara okursun. Ben de bu içimizin fotoğrafını çeken güzel icat gibi, ilginç bir buluş yapan biri olup canlılara yardım etmek istiyorum.
23 Ocak 1896’da Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı bulmuş. 1901 yılında da Nobel Fizik Ödülü almış.
Wilhelm Conrad Röntgen, 1895 yılında X-ışınlarını bulmuş ve eşinin elinin kemiklerini görüntülemeyi başarmış. Bundan dolayı X-ışınlarını radyografilerde ilk uygulayan radyoloji (ışın bilimi) çalışanı olarak adı anılmaya başlanmış.
X-ışınlarının keşfinden hemen sonra tıbbi kliniklerde ve savaş dönemindeki yaralanmalarda geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Savaş döneminde özellikle kurşun gibi vücut içerisinde kalan metalik yabancı cisimlerin tespitinde veya kırıkları saptamada kullanılmaktaydı. Ülkemizde X-ışını, ilk olarak Galatasaray Lisesi’nde üretilmiştir. Tıp alanında ise X-ışınları 1896 yılında kendisi de bir hekim olan Esat Fevzi Bey tarafından kullanılmıştır. Wilhelm Conrad Röntgen keşfettiği ışınların tıbbi kullanımda bugün geldiği noktayı herhalde düşlerinde bile göremezdi.
Bilgileri öğrenmek güzeldi ama bir daha röntgene ihtiyacım olacak bir acı yaşamak istemiyorum. Kocaman öptüm hemşire abla. Kolay gelsin.”