top of page

Esrarengiz Kütüphane

  • Yazarın fotoğrafı: Serap Doygun
    Serap Doygun
  • 4 Ara 2024
  • 3 dakikada okunur

Yazar: Serap Doygun

Editör: Gamze Güneş

Çizer: Deniz Arı

Raflarında dizili gazetelerin yirmi beş yıl sekiz ay on günlük olduğu bu kütüphaneyi keşfetmesi taşınmalarının beşinci öğleden sonrasına rastlıyordu. Okulundan ve arkadaşlarından ayrılmak zor gelmişti. Üstelik ağaçların bile sıkıntıdan oflayıp pufladığı bu yerde yaşamak ancak kötü bir şaka olabilirdi.

Annesinin etrafı keşfetme önerisini itirazsız kabul etti. Hiç bilmediği sokakları ürkek ürkek adımlarken kendini bir kütüphanenin önünde buldu. Kütüphanelere olan sevgisi can sıkıntısını puf diye uçurdu. Sıcaktan alnına yapışmış kâküllerini elinin tersiyle sildi, kayan gözlüğünü düzeltti ve üzerinde çeşitli kuş oymaları olan ahşap kapıyı itti. Kapı gıcırtılı bir gürültü çıkardı. Bilge kendisini pek de dostça olmayan bir şekilde karşılayan karanlığa fısıltıyla selam verdi. Sonuçta burası bir kütüphaneydi ve kütüphane kurallarını herkes bilirdi. Karanlıktan yanıt gelmedi. Sağ ayağını içeri atınca minik kırmızı burnu hafiften kaşınmaya başladı. Adım attıkça artan kaşıntı bir hapşırıkla son buldu. Kahverengi tulumunun cebinden çıkardığı mendille burnunu silerken kendisini, “Şiişşttt!” diye uyaran birilerinin olmayışına şaşırdı.

Sokakta olmayan insanlar kütüphanede olacak değil ya, diye mırıldandı. Birden bu fikir çok hoşuna gitti. Ona ait bir kütüphane. Kitap raflarının arasında merakla bir sağa bir sola döndü. Bir yandan yazısı silinmeye durmuş etiketleri okuyor bir yandan her biri sanki yüz yıllardır oradaymış gibi kök salmış kitapları okşuyordu. Bir kitap seçip kütüphanenin ortasındaki okuma bölümüne yöneldi. Bu bir masal kitabıydı ve okumaya başladığı ilk masal ejderhalarla ilgiliydi. Zirvesi bulutlarla kaplı bir dağda yaşayan ejderha ile tanışıp dost olan kahraman şövalyenin masalı. Tam ikinci masala geçecekti ki kütüphanenin içi aydınlandı. Bilge içinin buz yutmuş gibi soğuduğunu hissetti. Derin bir nefes alıp ayağa kalktı.

-Orada biri mi var?

Sesi koridor boyu bir tur attı ve yine kendisine geldi. Tam sandalyesine oturacaktı ki ışık tekrar yanıp söndü. Bilge’nin favorisi macera kitaplarıydı ve maceranın kokusu cevizli tarçınlı kekin kokusundan bile çabuk yayılırdı. Sanki kalbinde bir senfoni orkestrası kurulmuş konser veriyordu. Minik adımlarla koridorun sonuna yürüdü. Işığın kaynağı olduğuna emin olduğu kitabı raftan aldı ve kapağını okudu. Akdeniz’i, Karadeniz’i biliyordu ama Asr-ı Saadet Denizi ilk kez duyduğu bir şeydi. Kitabın ilk sayfalarının silikleştiğini görünce birazcık morali bozuldu. Nihayet rahatlıkla okuyabileceği bir sayfa bulduğunda ise hemen gömüldü.

“Kâbe, Mekke halkı için büyük öneme sahipti. Hatta yalnızca Mekkeliler için değil, tüm insanlık için paha biçilemez değerdeydi. Hazreti Âdem’den bu yana bütün peygamberleri ağırlayan bu kutsal mekân doğal afetler sonucunda hasar almıştı. Mekkeliler gerekli malzemeleri temin ettiler, görev dağılımı yaptılar ve büyük bir hevesle Kâbe’yi onarma işine başladılar. İnşaat tamamlanınca sıra Hacerül Esved’i yerine koymaya gelmişti. Her kabile bu taşı yerine koymaya kendi reislerinin daha layık olduğunu iddia ediyor, tartışmalar büyüyor ve bir sonuca varılamıyordu.

-Şu kapıdan girecek ilk kişiyi hakem seçelim ve ne derse yapalım.

Bu fikir herkesin aklına yattı. Bakışlarını kapıya çevirip beklemeye başladılar. Beklediler, beklediler, beklediler… Sonunda bir karaltı görüldü. Bekledikleri hakem geliyordu. Bu kişi yaklaştığında orada bulunan herkes rahatladı. Çünkü gelen Muhammed Emin’di. O, hiç şüphesiz ki en güvenilir, en adaletli insandı.”

Son cümleyi okumayı bitirdiğinde kitaptan bir ışık yayıldı. Eğilip baktığında kabile reislerinin el kol hareketleriyle tartıştıklarını gördü. Bir süre sonra yanlarına gelen beyaz giyimli, nur yüzlü biri yere bir örtü serdi ve taşı ortasına koydu. Bilge kabile reislerinin örtüyü hep birlikte kaldırışlarını, kutsal taşın yerine konuluşunu ilgiyle izledi.

Birden tüm bu esrarengiz havadan sıyrıldı ve kitabın kapağını kapadı. Kütüphane tekrar eski karanlığına gömülmüştü. Çıkıp koştu. Eve vardığında anne ve babasını yorgunlukla koltuğa yığılmış vaziyette buldu. Onları ellerinden çekiştirip soluksuz konuşmaya başladı.

-Öyle bir şey buldum ki gözlerinize inanamayacaksınız. Hemen gitmeliyiz. Gerçi kütüphanede kimse yoktu ama belki belli bir saatten sonra kapısı kilitleniyordur. Akşamları kapısında ejderhalar nöbet tutuyor bile olabilir.

Kızlarına yetişebilmek için koşar adım onu takip eden anne ve babası kendilerini ahşap bir kapının önünde buldu. Bilge kapıyı itip içeriye adımını attı ama ilerleyemedi. Bakışlarında hayal kırıklığı vardı. Burası onun esrarengiz kütüphanesi değildi. İçerisi aydınlıktı. Ortada bir masa, etrafında sıralanmış sandalyeler, duvarları kaplayan kitaplıklar ve içlerinde az sayıda kitap vardı. Giriş kapısının karşı duvarında yer alan masada bir şeyler okuyan yaşlı adam içtenlikle gülümseyerek ayağa kalktı.

-Hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olabilirim?

Bilge’nin babası dolaşırken hayran kaldıkları bu güzel ahşap binaya bir göz atmak istediklerinden bahsetti. Bilge şaşkındı ama şaşkınlığını çabucak üzerinden attı ve itiraz etti.

-Hayır, ben daha az önce buradaydım. Her yer toz içindeydi. Kimse yoktu. Şuradaki masanın üzerine kitap bırakmıştım. Işık çıkıyordu kitaptan, parlak bir ışık. Kitap bıraktığım yerde yok. Daha doğrusu bıraktığım kütüphane yok.

Bilge soluksuz anlatmıştı. Yaşlı adam onu tebessüm ederek dinledi.

-Üzgünüm ama ne yazık ki elimizde öyle bir kitap yok. İstersen yaşına uygun başka kitaplar bulmana yardımcı olabilirim.

Bilge hayal kırıklığıyla adama baktı. Annesi ellerini kızının omuzlarına koydu ve yaşlı kütüphaneciye ilgisi için teşekkür etti.

-Bugün yorucu bir gün oldu. Şimdi gidelim ama sonra mutlaka tekrar geleceğiz.

Babası, Âlim Bey’e kızının söyledikleri için kusura bakmamasını rica etti. Hep birlikte kapıya yöneldiler. Bilge çok üzgündü. Az önce ne yaşamıştı hiçbir fikri yoktu. Kuş motifli kapıdan çıkarken dönüp arkasına baktı. Kütüphanenin içi parlak bir ışıkla aydınlandı ve yaşlı kütüphaneci Bilge’ye göz kırptı.

 

 
 

©2023, Recep Bilal Aksu tarafından kurulmuştur.

  • Instagram
bottom of page